Aşağıdaki cümlelerden birtanesi veya birkaçı, size veya personelinize ait ise işletmenizde, birşeyler yolunda gitmiyor demektir.

Sattığım üründen Kâr ediyorum ama neden hala sıkıntı yaşıyorum ?

Bu cümlenin birçok muhtemel sebebi olmakla birlikte, genel olarak; İşletmelerin, Başabaş noktasını yakalayamadığı dönemlerde çok sık söylenir. Satılan üründen kâr edilmesine rağmen yapılan ticaretten zarar edildiğine işaret eder.

Arkadaşlar, şu hesapları kontrol edebilir miyiz, Kâr nerede ?

Genelde, ödeme güçlüğü içerisinde olan işletmelerde söylenen bu cümle, firmanın Başabaş noktasını yakalayamamasından kaynaklı olarak ticari alacağının az, ticari burcunun çok olduğu durumlarda, firmanın kârlı satışlar yapmasına rağmen sabit maliyetlerini karşılayabilecek kârlılığa ulaşamadığına işaret eder.

- Yeni ürettiğimiz malın maliyetini hesaplayacağım, işletme gideri ve genel giderler olarak kaç TL eklemeliyim ?
- Hammadde maliyetini 2 'ye katladık, fakat rakip firmanın fiyatını geçti. Ne yapmalıyım ?

Yönetim Danışmanlığı hizmeti verdiğimiz birçok işletmede, ürün maliyetlerinin hesaplanması aşamasında, ürünün üretiminde kullanılan hammadde maliyetlerinin, titizlikle hesaplandığını gözlemliyoruz.

 

Ancak; Firma sahiplerinin veya satış fiyatı belirleme yetkisi olan kurmayların, üretim maliyetlerinin üzerine İşletme ve Genel Giderleri ilave ederken, daha evvelce belirlenen sabit bir rakamı, ürünün üretim maliyetine ilave ettiklerine ve bulunan bu rakam ile ürünün piyasa satış fiyatı arasında (nakit ihtiyacına göre) kalacak şekilde bir kârlılık belirleyip, ürünün satış fiyatını tespit ettiklerine defaatle şahit oluyoruz.

 

Bu yöntemde, sabit bir rakam olarak alınan İşletme Giderleri ve Genel Giderlerin, maliyete ilave edilmesi uygulamasına "Tümüyle yanlıştır" ifadesini kullanmıyoruz fakat yine ve herzaman belirttiğimiz gibi, işletmenin Başabaş Noktalarının belirlenmesi ve ürün maliyetlendirmesi yapılırken fiili (Gerçek) maliyete en yakın şekilde maliyetlendirme hesaplarının yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Gerçek Maliyet hesaplanırken, çok sıklıkla karşılaştığımız en belirgin eksikliğin, üretim süreleri ve üretim istasyonları bazında maliyetlendirme anahtarlarının oluşturulamaması olduğu kanısındayız.

 

Her işletmenin, canlı bir sistem olduğunu varsaydığımızda, maliyetlendirme işlemlerinin, stok politikaları, satış politikaları ve hatta yatırım politikaları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğine, İşletme Yönetimi ve Organizasyonu içerisinde verilen her kararın, sonuçları itibari ile etkilediği tüm unsurlar gözetilerek sürekli yeni revizelere açık olması gerektiğine inanıyoruz.

 

Hal böyleyken, periyodik faaliyet dönemlerinde, Başabaş Noktalarının yakalandığı zaman diliminin öncesi ve sonrasında, Sabit Giderlerin varlığının sona ermesi fiilinin gerçekleştiği an'dan itibaren, satış politikalarının ve hatta satın alma politikalarının bile değişebilecek derecede öngörülmüş olması gerekliliğini sürekli olarak müşterilerimize tavsiye ediyoruz. 

 

Cümlelere dökünce "Karışık işler bunlar" diyerek hayıflanan müşterilerimizi anımsayarak belirtmek isteriz ki; Evet, teorisi karışıkmış gibi görünen "Başabaş Noktası Analizlerinin gerekliliğinin izah edilmesi" konusu, pratikte çok basit ve çok faydalı bir bakış açısını işletmelere kazandırmaktadır.

Arkadaşlar, Küçük Sanayideki müşteri, fiyatlarda indirim istiyor, "Bu rakamlara çekerseniz tüm listeden çalışırım" diyor, şu genel giderler için eklediğimiz rakama birdaha bakalım mı?

Üretilen ürünün hammadde maliyetinden emin olan Firma sahipleri veya satış fiyatı belirlemeye yetkili kurmaylar, cazip bir işi kaçırmak istemedikleri zaman genellikle bu cümleleri kurar ve "sürümden kazanırız" veya "stoğu nakite çeviririz" ifadeleri ile cazibeli görünen ticaret fırsatını değerlendirmek isterler. 

 

Genel Giderler için eklenen rakamı törpüleyerek yüklü ve kârlı görünen bir alış-verişi gerçeğe dönüştürmek, -eğer kârlı ise- tabii ki ticari anlamda başarılı bir faaliyettir.

 

Törpülemenin adı "Üretim sayısını arttırıp birim mal başına düşen genel gider tutarını düşürelim"  ifadesine dönüştüğünde yapılan işin adı "İskonto" dur. İskonto, uygun şartlarda firmanın ticaretini arttıracak bir ticari argümandır ancak; İskonto, aynı zamanda çok iyi düşünülmesi gereken bir opsiyondur.

Arkadaşlar, bu ay yapılan mesaiye bakar mısınız, maaşın 3 te 1 i kadar mesai ödemişiz. Fazla mesailerde yapılan işleri bana rapor eder misiniz ? Ödediğimiz, kazandığımızı geçiyor diye tahmin ediyorum.

 

 

Çok kıymetli Sayın Prof.Dr.Sait KAYGUSUZ hocamızın bir sözünü burada hatırlatmak isterim. "Fazla mesai, verimsiz çalışmanın en belirin göstergelerinden birisidir."

 

İşletme Yönetim ve Organizasyonunda, aksayan işlerin tamamlanmasının en kısa yolu "Fazla mesai" olarak karşımıza çıkmaktadır. Her sevkiyatın "ACİL" olduğu, her sipariş faksının içerisinde "ACİL" yazdığı ve araya girilen her üretim kaleminin, diğer bütün işlerden çokdaha acil olduğu işletmelerde,  Fazla Mesai; işletme sahiplerinde KÜLTÜR'e, İşletme Sorumlularında GELENEK'e, çalışanlarda ise 2 saat çalışıp 4 saat çalışmış gibi PARA KAZANMA ALIŞKANLIĞI'na dönüşmektedir.

 

Sürekli bir şekilde fazla mesai yaparak çalışan bir işletmede Ticaret, Personel, Şefler, Müdürler, Firma Sahipleri ve Kâr'lar usul usul erozyona uğrar.

 

Mesai saatlerinin uzunluğu ile erozyonun şiddeti doğru orantılı, tüm işletme personelleri ve firma yöneticilerinin hayat kaliteleri ile ters orantıldır.

 

küçük logo - Kopya - Kopya.png
dikkat.jpg